 |
TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK
Kamu düzenini sağlamak, Devlet olmanın başlıca gereklerindendir. Kamu düzeni, emniyetli bir ortamın varlığına karşılık gelmektedir. Emniyet ise; Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik, muhtemel tehlikeleri önlemek için alınan hukuka uygun önlemlerin tamamıdır. Demokratik yaşamın gerekliliklerine uygun olarak Türk toplumu değişmekte ve gelişmekte, buna paralel olarak kendine has yapılanması bulunan ve ilgili mevzuat çerçevesinde iç güvenlik hizmetlerinin yürütülmesinde sorumlu olan Türk Polis teşkilatı da yeniden yapılanma sürecinden geçmektedir. Toplumsal dinamiklere uygun şekilde güvenlik hizmetlerinin yürütülmesine yön verilmesi bakımından dünya ülkelerinde ortaya çıkan yeni Polislik yaklaşımlarının ve anlayışlarının ve ülkemiz koşullarına toplumsal yapısına uygun bir şekilde hayata geçirilmesi gerekliliği tartışılmazdır.
Polis varlığının gayesi olan toplumdan bağımsız ve toplumsal taleplerden uzak bir anlayışla hizmet yürütemez. Polislik, artık bir “ güç kullanma mesleği “ değil, topluma hizmet sunan bir meslek olarak ön plana çıkmakta ve Polisliğin yapısı değişmektedir. Güvenliğin sağlanmasında toplum Polisliği diyalogu ne kadar önemli ise kurulan ilişkilerde bir Devlet temsilcisi olarak Polise güven duyulması da o kadar önemlidir. Çağdaş Polis, korku salarak ve güç kullanarak değil, topluma güven vererek ve hizmet sunarak güvenliği sağlayan unsurdur. Bütün bu ilkeler ışığında genel güvenlik hizmetlerini toplumun katılımı ile daha etkin bir şekilde yürütmek, toplumsal yapı ile bütünleşmek ve toplumsal taleplere duyarlılığı artırmak amacı ile Toplum Destekli Polis anlayışını yaşama geçirilmesi hedeflenmiştir.
Bu anlayışın bir parçası olarak Toplum Destekli Polislik kavramının ortaya çıkışı ABD ve Kanada kaynaklı olduğu görülmektedir. Bu gün TDP bir çok dünya ülkesinde uygulanmaya başlamıştır. Özellikle ABD, İngiltere, Japonya gibi ülkelerde TDP çok yönlü bir kavram olarak ele alınmakta ve Polisiye hizmetlerin tamamını içine alan hizmet anlayışı olarak ortaya çıkmaktadır. TDP’nin hizmet anlayışı yerel taleplere odaklanan bir Polislik yaklaşımının yaşama geçirmeyi hedeflemektedir. Toplumun bir parçası ve görev yaptığı yerin güvenliğini sağlamaya çalışan birisi olarak TDP üniformalı bir vatandaştır. TDP hizmetleri yaptırım uygulayan bir düşünce ile değil önleyici hizmet mekanizması oluşturma ve sosyal hizmet sunma anlayışı ile bir işlem görmektedir. Polis kentlerde en küçük yerleşim alanlarını rehberlik etmek zorundadır. Bundan dolayı da bu yerleşim birimlerini sosyal bakımdan uyum sağlamak ve orada yaşayanların hallerinden anlamak mecburiyetindedir.
Kamu düzenini ve asayişi sağlamak, kişilerin can, mal ve namuslarını korumak, suçları önlemek ve caydırmak, polisin temel hedefleri arasında gelmektedir. Suç ve suçlarla ilgili olmayan olaylarda halkın taleplerini karşılamak, vatandaşların güvende oldukları duygusunu tesis etmek ve halkın polise güven duygularını da sağlamak polisin hedefleri arasında olmalıdır. Suçların çoğaldığı, korkuların, güvensizliğin arttığı bir ortamda güven kazanmak temel hedefimizdir. Çünkü suç korkusu insanları gerçek suçlardan daha fazla etkileyen bir sorundur.
Polisin verimliliği, artık yakalanan suçlu sayısı ile değil, toplumla geliştirilen olumlu ve yapıcı ilişkilerle ölçülmektedir. Polisliği halkla yapabilmek ve suçu önleme sorumluluğuna halkı katabilme becerisi bir verimlilik ölçüsüdür. Bir başka değişle, halkı devlete, devleti de halka kazandıran ve yaklaştırabilen polis, verimli polistir. Nitekim İngiltere’de yakalanan suçluların % 87’si halkın verdiği bilgi, ihbar ve yardımla yakalanırken, polisin bilgi ve becerisi ile yakalanabileceği suçlu oranı ise % 13 gibi düşük bir oranda kalmaktadır. Polis hizmetinde ideal ve verimli olan, işte bu katılımcı polisliktir. Diğer bir ifade ile, suçların kontrol ve önlenmesinde polis ile diğer kişi ve kurumlar beraberce sorumluluğu paylaşmış olacaklardır. İşte bu yönüyle de Toplum Destekli Polislik uygulaması Teşkilatımızın değişen ve gelişen yüzünü göstermektedir.
Bunların hepsi Polisin huzur bozucu problemleri ve suçluluğu kontrol altına almak için “meydana gelen olay sonrası” harekete geçen bir yaklaşım tarzından çok ( olay meydana gelmeden önce harekete geçen ) görev bilinci ile problemin büyümesini önleyen bir anlayış içinde olmaktadır. Teşkilat genelinde ise TDP, suçun önlenmesine koordineli bir yaklaşım ortaya çıkartmaktadır.
|